|
Kategori |
Türkçe |
İngilizce |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
başında tek bir hükümdar olan devlet veya ülke |
monarchy i. |
|
| 2 |
Genel |
ön tarafından iki arka taraftan tek katlı olan bina |
saltbox i. |
|
| 3 |
Genel |
kral yönetimde olmaksızın tek başına egemen olan kraliçe |
queen regnant i. |
|
| 4 |
Genel |
tek bir merkez noktanın etrafında olan büyüme |
unicentral development i. |
|
|
|
| 5 |
Genel |
tek bir orta noktanın etrafında olan gelişim |
unicentral development i. |
|
| 6 |
Genel |
tek çocuğu olan kadın |
unipara i. |
|
| 7 |
Genel |
tek ayağı olan kimse |
uniped i. |
|
| 8 |
Genel |
tek bacağı olan kimse |
uniped i. |
|
| 9 |
Genel |
tek başına olan şey |
untogether i. |
|
|
|
| 10 |
Genel |
tek tarafı dik olan sekili geniş yamaç |
mesa i. |
|
| 11 |
Genel |
tek sırada olan şey |
odd i. |
|
| 12 |
Genel |
tek sayıda olan şey |
odd i. |
|
| 13 |
Genel |
tek sayıda olan kimse |
odd i. |
|
| 14 |
Genel |
tek sırada olan kimse |
odd i. |
|
| 15 |
Genel |
tek ilgi alanı olan erkek |
fanboy i. |
|
| 16 |
Genel |
tek bir ilgi alanı olan kadın |
fangirl i. |
|
| 17 |
Genel |
tek tük olan şey |
fewer i. |
|
| 18 |
Genel |
tek tük olan şey |
few i. |
|
| 19 |
Genel |
genellikle kiralık olan tek atlı araba |
fly [uk] i. |
|
|
|
| 20 |
Genel |
genellikle kiralık olan tek atlı arabayı süren kimse |
flyman [uk] i. |
|
| 21 |
Genel |
tek seferlik büyük kar peşinde olan kimse |
sharpshooter i. |
|
| 22 |
Genel |
tek meclisi olan parlamento |
unicameral s. |
|
| 23 |
Genel |
tek yumurtadan olan |
enzygotic s. |
|
| 24 |
Genel |
tek amacı olan |
single-minded s. |
|
| 25 |
Genel |
tek gayesi olan |
single-minded s. |
|
| 26 |
Genel |
tek bir gayesi olan |
single-minded s. |
|
| 27 |
Genel |
tek bir amacı olan |
single-minded s. |
|
| 28 |
Genel |
tek nedene bağlı olan |
monocausal s. |
|
| 29 |
Genel |
tek gözde olan |
uniocular s. |
|
| 30 |
Genel |
tek bir ismi olan |
uninominal s. |
|
| 31 |
Genel |
tek bir tanımlayıcı ifadesi olan |
uninominal s. |
|
| 32 |
Genel |
tek bir orta noktanın etrafında olan (büyüme/gelişme) |
unicentral s. |
|
| 33 |
Genel |
tek yüzü olan |
unifacial s. |
|
| 34 |
Genel |
tek ayağı olan |
uniped s. |
|
| 35 |
Genel |
tek bacağı olan |
uniped s. |
|
| 36 |
Genel |
tek ebeveyni ortak olan |
half s. |
|
| 37 |
Genel |
tek ve çift sayıda farklı cinsiyetleri olan |
heterogeneous s. |
|
| 38 |
Genel |
tek eksenli olan |
monaxial s. |
|
| 39 |
Genel |
sadece tek kapasitesi olan |
monodynamic s. |
|
|
|
| 40 |
Genel |
baskın olan tek bir temaya sahip |
monothematic s. |
|
| 41 |
Genel |
günlük tek bir aktivite dönemi olan (hayvan) |
monophasic s. |
|
| 42 |
Genel |
tek veya iki gözünde şaşılık olan |
gleed [scotland] s. |
|
| 43 |
Genel |
tek seferde eksiksiz olan |
one-shot s. |
|
| 44 |
Genel |
belirli bir türün tek bireyi olan |
one s. |
|
| 45 |
Genel |
tek eleman olan |
one s. |
|
| 46 |
Genel |
tek üye olan |
one s. |
|
| 47 |
Genel |
tek bir olayla sınırlı olan |
one-shot s. |
|
| 48 |
Genel |
yalnızca tek seferlik mevcut olan |
one-shot s. |
|
| 49 |
Genel |
türündekilere kıyasla tek olan |
one s. |
|
| 50 |
Genel |
tek seferle sınırlı olan |
one-shot s. |
|
| 51 |
Genel |
tek bir olayla sınırlı olan |
one-shot s. |
|
| 52 |
Genel |
trafiğinin akışı tek yönlü olan |
one-way s. |
|
| 53 |
Genel |
tek seferde eksiksiz olan |
one-shot s. |
|
| 54 |
Genel |
tek gözü olan |
one-eyed s. |
|
| 55 |
Genel |
tek seferle sınırlı olan |
one-shot s. |
|
| 56 |
Genel |
yalnızca tek seferlik mevcut olan |
one-shot s. |
|
| 57 |
Genel |
tek tarafı keskin olan |
one-edged s. |
|
| 58 |
Genel |
tek çocuk olan |
only s. |
|
| 59 |
Genel |
(bir ilişkide) libidosu tek taraflı yüksek olan |
imparlibidinous s. |
|
| 60 |
Genel |
(bıçak) tek tarafı sivri olan |
dosel s. |
|
| 61 |
Genel |
(bıçak) tek tarafı sivri olan |
dorsal s. |
|
| 62 |
Genel |
çift kabuklu canlıların tek kabuğunun biçiminde olan |
conchiform s. |
|
| 63 |
Genel |
çift kabuklu canlıların tek kabuğunun biçiminde olan |
conchate s. |
|
| 64 |
Genel |
tek çıkar yol olan |
do-or-die s. |
|
| 65 |
Genel |
tek seçenek olan |
do-or-die s. |
|
| 66 |
Genel |
bütünün tek tek parçalarının toplamından daha fazlası olan karmaşık bir yapıyı oluşturan |
organic s. |
|
| 67 |
Genel |
elde tek olan kağıt (briç) |
singleton i. |
|
| Atasözü |
|
| 68 |
Atasözü |
körler ülkesinde tek gözü olan adam kral olur |
in the country of the blind, the one-eyed man is king |
|
| Konuşma Dili |
|
| 69 |
Konuşma Dili |
tek başına iki tane avantaja sahip olan kimse |
twofer i. |
|
| 70 |
Konuşma Dili |
tek başına iki tane avantaja sahip olan şey |
twofer i. |
|
| 71 |
Konuşma Dili |
yalnızca tek bir kelimenin parçası olan (bulmaca karesi) |
unchecked s. |
|
| 72 |
Konuşma Dili |
zaten (birinin) ihtiyacı olan tek şey (bir şeydi) |
(something) is all (one) needs expr. |
|
| 73 |
Konuşma Dili |
zaten (birinin) ihtiyacı olan tek şey (bir şeydi) |
(something) is just what (one) needs expr. |
|
| Deyim |
|
| 74 |
Deyim |
tek bir marifeti olan |
one-trick pony [us] i. |
|
| 75 |
Deyim |
tek bir marifeti olan |
one-trick horse [us] i. |
|
| 76 |
Deyim |
tek bir marifeti/becerisi olan kimse, grup, şey |
one-trick horse [us] i. |
|
| 77 |
Deyim |
tek bir alanda uzman/başarılı olan kimse, grup, şey |
one-trick horse [us] i. |
|
| 78 |
Deyim |
tek bir alanda uzman/başarılı olan kimse, grup, şey |
a one-trick pony [us] i. |
|
| 79 |
Deyim |
tek bir marifeti/becerisi olan kimse, grup, şey |
a one-trick pony [us] i. |
|
|
|
| Konuşma |
|
| 80 |
Konuşma |
önemli olan tek şey |
the only thing that matters expr. |
|
| 81 |
Konuşma |
önemli olan tek şey |
the only thing that counts expr. |
|
| 82 |
Konuşma |
çocuk üzerinde sorumluluğu olan tek kişi anne değildir |
the mother isn't the only one who's responsible for the child expr. |
|
| 83 |
Konuşma |
başı dertte olan tek sen değilsin |
you're not the only one who's in trouble expr. |
|
| 84 |
Konuşma |
tek önemli olan şey bu |
that's all that matters expr. |
|
| 85 |
Konuşma |
önemli olan tek şey bu |
that's all that matters expr. |
|
| 86 |
Konuşma |
tek ihtiyacın olan bu |
that's all you need expr. |
|
| 87 |
Konuşma |
benim için tek önemli olan sensin |
you're all that matters to me expr. |
|
| 88 |
Konuşma |
ihtiyacımız olan tek şey sevgi |
all we need is love expr. |
|
| 89 |
Konuşma |
tek ihtiyacımız olan şey aile |
all we need is family expr. |
|
| 90 |
Konuşma |
tek ihtiyacım olan şey zaman |
all I need is time expr. |
|
| 91 |
Konuşma |
ihtiyacım olan tek şey bu |
this is all I need expr. |
|
| Ticaret/Ekonomi |
|
| 92 |
Ticaret/Ekonomi |
envantere konu olan ürünlerin tek tek kontrol edilmesi |
unit control i. |
|
| 93 |
Ticaret/Ekonomi |
genellikle tek sahibi olan ve yasal olarak tescillenmemiş işletme |
unincorporated business i. |
|
| Hukuk |
|
| 94 |
Hukuk |
(yasal bir sözleşme şartı) tamamen tek bir tarafın kontrolünde olan |
potestative s. |
|
| 95 |
Hukuk |
tek tarafın çıkarına olan |
ex parte zf. |
|
| Teknik |
|
| 96 |
Teknik |
dişli grubu ve üretici bölümü tek bir komponent içinde olan ve uçak motorundan aldığı dönüyle elektrik üreten jeneratör |
integrated drive generator i. |
|
| 97 |
Teknik |
tek girişli enerjileme büyüklüğü olan ölçme rölesi |
single input energizing quantity measuring relay i. |
|
| 98 |
Teknik |
odunu yarmak için kullanılan balyoz benzeri, tek kenarı kama biçiminde olan bir alet |
mall i. |
|
| 99 |
Teknik |
tek tarafı kör olan bir çeşit uzun saplı balta |
common ax i. |
|
| 100 |
Teknik |
tek tarafı kör olan bir çeşit uzun saplı balta |
common axe i. |
|
| 101 |
Teknik |
tek tarafı kör olan bir çeşit uzun saplı balta |
dayton axe i. |
|
| 102 |
Teknik |
tek tarafı kör olan bir çeşit uzun saplı balta |
dayton ax i. |
|
| 103 |
Teknik |
tek bir sivri ucu olan (diş) |
unicuspid s. |
|
| 104 |
Teknik |
tek bir değişkeni olan |
univariate s. |
|
| Bilgisayar |
|
| 105 |
Bilgisayar |
tek kaynaktan mümkün olan tüm hedeflere yapılan yayın |
broadcast message i. |
|
| Mekanik |
|
| 106 |
Mekanik |
jantı, tekerlek telleri ve merkezi tek parça halinde olan tekerlek |
webwheel i. |
|
| Tekstil |
|
| 107 |
Tekstil |
sentetik elyafın genellikle büyük olan tek ipliği |
monofil i. |
|
| Mimarlık |
|
| 108 |
Mimarlık |
genellikle alçak tavanlı olan tek katlı dikdörtgen ev |
rancher i. |
|
| 109 |
Mimarlık |
genellikle alçak tavanlı olan tek katlı ev |
ranch i. |
|
| 110 |
Mimarlık |
genellikle alçak tavanlı olan tek katlı dikdörtgen ev |
ranch house i. |
|
| İnşaat |
|
| 111 |
İnşaat |
tek kişilik odaları olan taşınabilir bina |
donga [australia] i. |
|
| Mobilya |
|
| 112 |
Mobilya |
tek tarafta kolu olan |
fainting couch i. |
|
| 113 |
Mobilya |
eğimli sırtı, koltuk minderi, ince ve açık kolları ve kavisli ayakları olan tek kişilik bir koltuk |
cogswell chair i. |
|
| 114 |
Mobilya |
eğimli sırtı, koltuk minderi, ince ve açık kolları ve kavisli ayakları olan tek kişilik bir koltuk |
coxwell chair i. |
|
| 115 |
Mobilya |
eğimli sırtı, koltuk minderi, ince ve açık kolları ve kavisli ayakları olan tek kişilik bir koltuk |
cogswell i. |
|
| Trafik |
|
| 116 |
Trafik |
birbirlerine zıt yönlerde olan tek yönlü iki sokak |
couplet i. |
|
| Havacılık |
|
| 117 |
Havacılık |
dişli grubu ve üretici bölümü tek bir komponent içinde olan ve uçak motorundan aldığı dönüyle elektr |
integrated drive generator i. |
|
| 118 |
Havacılık |
tek yüzeyli kanatları olan uçak |
parasol i. |
|
| Denizcilik |
|
| 119 |
Denizcilik |
genellikle tek sıra silaha sahip olan bir savaş gemisi |
corvet i. |
|
| Medikal |
|
| 120 |
Medikal |
insanlarda akut gastroenterite ve bazı hayvanlarda diğer hastalıklara neden olan tek zincirli rna virüsleri |
calicivirus i. |
|
| 121 |
Medikal |
tek lobülü olan |
unilobular s. |
|
| 122 |
Medikal |
tek lobcuğu olan |
unilobular s. |
|
| 123 |
Medikal |
tek bir küçük lobu olan |
unilobular s. |
|
| 124 |
Medikal |
tek bir tutunma yeri olan (antikor) |
univalent s. |
|
| 125 |
Medikal |
tek bir tutunma yeri olan (antijen) |
univalent s. |
|
| Anatomi |
|
| 126 |
Anatomi |
tek sayıda (el, ayak) parmağı olan |
imparidigitate s. |
|
| 127 |
Anatomi |
toynakları tek parça olan |
solipedous s. |
|
| 128 |
Anatomi |
tek parça halinde toynağı olan (hayvan) |
solid-hoofed s. |
|
| Psikoloji |
|
| 129 |
Psikoloji |
fareler ve diğer küçük hayvanlarla yapılan deneysel çalışmalarda kullanılan tek dallanma noktası olan basit bir labirent |
t-maze i. |
|
| Diş Hekimliği |
|
| 130 |
Diş Hekimliği |
tek bir sivri ucu olan diş |
unicuspid i. |
|
| Parazitbilim |
|
| 131 |
Parazitbilim |
kuşlar ve memelilerde hastalığa neden olan parazitik tek hücreli mikroskobik bir organizma cinsi |
toxoplasma i. |
|
| Optik |
|
| 132 |
Optik |
tek gözünde kırmızı-yeşil renk körlüğü olan kimse |
uniocular dichromat i. |
|
| 133 |
Optik |
tek tarafı cam diğer tarafı ayna olan |
one-way mirror i. |
|
| 134 |
Optik |
yansıyan ışınların tek noktada toplanmasıyla oluşmuş olan (eğri, yüzey vb.) |
catacaustic s. |
|
| Matematik |
|
| 135 |
Matematik |
yalnızca tek bir argümenti olan |
monadal s. |
|
| Geometri |
|
| 136 |
Geometri |
üzerindeki noktalar tek parametrenin fonksiyonu olan (eğri) |
unicursal s. |
|
| Fizik |
|
| 137 |
Fizik |
uzay zamanın tek bir noktasında olan hadise |
event i. |
|
| 138 |
Fizik |
tek bir ışını olan |
uniradiated s. |
|
| Kimya |
|
| 139 |
Kimya |
oksijenin kükürt ile değiştirildiği karbamoil formu olan tek değerlikli radikal |
thiocarbamoyl i. |
|
| 140 |
Kimya |
oksijenin kükürt ile değiştirildiği karbamoil formu olan tek değerlikli radikal |
thiocarbamyl i. |
|
| 141 |
Kimya |
tek bir amino grubu olan salisilik asidin izomerik türevleri |
aminosalicylic acid i. |
|
| 142 |
Kimya |
anizolü hidrit olan tek değerlikli bir radikal |
anisyl i. |
|
| 143 |
Kimya |
bilinen tek türü olan bir bitki cinsi |
genus ricinus i. |
|
| 144 |
Kimya |
bilinen tek türü olan bir bitki cinsi |
ricinus i. |
|
| 145 |
Kimya |
molekül başına içerdiği iki oksijen atomu başka bir elementin tek atomuna bağlı olan oksit |
dioxide i. |
|
| 146 |
Kimya |
halkasında tek bir bağı olan siklik hidrokarbon |
cycloolefin i. |
|
| 147 |
Kimya |
bir temel atom ile değiştirilebilir tek bir hidrojen atomuna sahip olan |
monobasic s. |
|
| 148 |
Kimya |
bir radikal ile değiştirilebilir tek bir hidrojen atomuna sahip olan |
monobasic s. |
|
| Biyoloji |
|
| 149 |
Biyoloji |
tuzlu ve tatlı suda oluşabilen ve içme sularının kirlenmesine sebep olan tek hücreli mavimsi yeşil su yosunu |
schizophyceous i. |
|
| 150 |
Biyoloji |
her iki ucu sivri olan tek aksonlu sünger spikülü |
tornote i. |
|